Otopsinin Yapılışı

Otopsi hayatını kaybetmiş kişilerin, ölürken, öldükten sonra, ölmeden önce yaptıklarını rapor şeklinde sunan ameliyat şeklidir. Ölüm sebebini ve zamanı öğrenilebilir.

Otopsi işlemini yaparken ölünün başında adli doktor, iki profesyonel doktor ve hakim (yada savcı) bulunur. Garip bir şey vardır, bu garip şey ise otopsiyi yapan doktor, daha önce ölmüş kişiyi tedavi etmemiş yada muayene etmemiş kişi olmalıdır. Otopsi ölmüş kişiye yapılır fakat bu işlem öldükten sonra yapılır genellikle. Yani ölüm ve cenaze işlemlerinden sonra yapılmaz. Ama gerek kılacak nedenler var ise raporlar ve izinler ile ceset mezardan çıkarılıp otopsi için yatağa yatırılabilir.

Otopsiye başlamadan önce cesedin üzerinde yara, ezilme, morluk gibi belirtiler not edilir. Bununla birlikte hekim, yani görevli doktor fiziksel özellikleri de not eder. Yani yaş, boy, kilo gibi oranlardan bahsediyoruz.  Daha önce geçirmiş olduğu kazalar, sakatlıklarda bu not defterinin içine girer. Bundan sonra ölüm sonrası, yani Tıp dili ile Post Mortem’in kanıtları ile açıklamalar getirilir. Ölümden sonra geçen zaman ve ölüm zamanı bu şekilde belirlenir.

Yazılı raporlama son bulduktan sonra fiziksel işlemlere başlanılabilir. Doktorlardan biri neşteri dikkatli bir şekilde tutar. Neşterin sapı serçe, yüzük ve orta parmağın desteği ile avucun içine alınır. İşaret parmağı ise neşterin baş kısmının üstünde durur. Neşter bu pozisyonda tutulur iken omuz hizasına dayanan bıçak hızlı bir işlem ile göğüs kafesinin ortasında ki boşluğa çekilir. Aynı işlem diğer omuzdan da yapılır. Ardından oluşan V şeklinin altına neşter dayandırılır ve özel organa kadar hızlı bir şekilde çekilir. Vücut üstünde uzun saplı bir Y şekli oluşturulduktan sonra vücutdan ayrılmış kısımlar el yardımıyla kaldırılıp neşter ile vücut üstünden daha çok ayrılmaya çalışır. Ardından ikiye bölünmüş deri sağ ve sola salınır. Böylelikle organların incelenmesi için geniş bir alan açılmış olur. İncelemeler bittikten sonra organlar yerine konur ve vücut dikkatle dikilir.